Kodlarla Dövüşen Adam:HF

Forum


    Bilgi Paylaşım Formu
    Sormak istediğniz herşeyi sorabilir, paylaşımda bulunabilirsiniz...

Hakkında


    Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu...




Bir Hikaye: En iyi Buğday
Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi,

- "Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor" dedi.

Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, devamını oku...


Bilgi Paylaşımı grubumuza kayıt olun...
Grubu ziyaret et!
Hafta içi hergün bir adet komik, eğlenceli yada
ilginç video ve güncel full program sizlerle...

Tümünü Göster / Kapat




Big Dog Robot




Arap Köy
3D Wallpapers
Photoshopar
Komplo Var
Pazarlama©a
Uğra Buraya
FreGEN
Kuş ve Balık Evi
Hakan-Fan


ÖrneXiteler
Afilli Yalnızlık
Ali Web1
Bzmcty
Cixin Mekanı
İddaa Zamanı
İstanbul Rehberi
Orjinal Game
Sanalcity


HackeR FrienD

vienna

< Geri Dön <

ARRIVING IN VIENNA



The children left Munich the next day. An engineer, who was a friend of the family, took them to Vienna in his car. It was a nice day and all the roads were good and clean. All along the way there were big hills. The  fields were green and the hills were full of trees.
I was almost evening when they arrived in Vienna. It was a beautiful city with a lot of lights. The streests were full of lights. Hasan Bey's friend found a good hotel near the Opera Square, the Bristol Hotel. They had dinner in the restaurant of the hotel.
Early the next morning the engineer took them around the city. He showed them the statue of a "yeniçeri" on the corner of a high building.
"This statue is a memorial of the Ottoman armies. At one time in history the Ottoman army surrounded the city. I don't remember the date."
"I think it was 1529," Ahmet said.
They got on a bus full of tourists. The bus took them to a hill near the city.
"The Ottoman armies came as near as this hill. They surrounded the city for months," a guide said. From the top of this hill they could see the city and the Danube flowing through it.
When they were coming down the hill, they stopped at. Grinzing. The engineer drank a glass of white wine but the children drank only tea and milk.
"This place is famous for its white wine. There are many shops selling this wine on this road. This place is famous for another thing too. Some famous musicians, like Beethoven used to come here to drink wine. You can buy pictures of these musicians and send them to your friends."
Ahmet bought some post cards and sent them to the Millers, to their father and mother and to their friends in Turkey. There was a very large park near this place. It was full of high trees and flowers. The engineer took photos of the children in the park with his camera. There were ducks swimming on the small lakes.
"We must catch the bus." he said. So they came to the bus stop and got on the bus going to the city.
In the afternoon the engineer took them to the famous fun fair of Vienna. The children enjoyed themselves very much in the small cars.
Their father's friend said, "Now I'll take you to the biggest revolving wheel in Europe. It is 65 metres high."
There was a big queue in front of the revolving wheel. They bought their tickets and got on the revolving wheel. Zeynep chose a seat in the middle. When the wheel began to turn they looked down. It was like an aeroplane. The people on the ground were very small.
"I can't look down any more," Zeynep said. "I don't feel well."
"Girls are always like that," Ahmet said. "Shut your eyes and you'll be all right."
Zeynep shut her eyes and didn't look around. The engineer and Ahmet laughed at Zeynep.
After ten minutes the revolving wheel stopped. They got off.
"Do you feel all right?" the engineer asked Zeynep.
"Yes, I feel all right, thank you. But Ahmet, you are pale. Are you ill?"
"Of course not," Ahmet answered. But he was so pale that the engineer and Zeynep carried him to chair. Zeynep washed her brother's face with cold water. They had to go back to the hotel early.
The next day Hasan Bey's friend took them to the Südbahnhof. It was a big as the other stations in Germany and more modern. The children bought their tickets for the next day. Their father's friend left Vienna in his car and went to Italy.
The children stayed in Vienna one day more. They bought some presents for their father and mother and for their friends in Turkey.



VİYANA'YA VARIŞ


Çocuklar ertesi gün Münih'ten ayrıldılar. Aile dostu olan bir mühendis onları otomobilinde Viyana'ya götürdü. Güzel bir gündü ve bütün yollar iyi ve temizdi. Bütün yol boyunca büyük tepeler vardı. Tarlalar yeşildi ve tepeler ağaçlarla doluydu.
Viyana'ya vardıkları zaman hemen hemen akşamdı. Çok ışıklı güzel bir şehirdi. Caddeler ışık doluydu. Hasan Bey'in arkadaşı Opera meydanına yakın iyi bir otel buldu, Bristol Oteli. Otelin lokantasında akşam yemeği yediler.
Ertesi sabah erken mühendis onlara şehri dolaştırdı. Büyük bir binanın köşesindeki "yeniçeri" heykelini gösterdi.
"Bu heykel Osmanlı ordularının bir anıtıdır. Tarihte bir zaman Osmanlı ordusu şehri kuşattı. Tarihini hatırlamıyorum."
Ahmet, "Zannederim 1529 idi." dedi.
Turistlerle dolu bir otobüse bindiler. Otobüs onları şehrin yanındaki bir tepeye götürdü.
Bir rehber, "Osmanlı orduları bu tepenin yanına kadar geldiler. Şehri aylarca kuşattılar." dedi. Bu tepenin tepesinden (üst noktasından) şehir ve onun içinden akan Tuna nehrini görebiliyorlardı.
Tepeden inerken Grinzing'te durdular. Mühendis bir bardak beyaz şarap içti,  fakat  çocuklar sadece çay ve süt içtiler.
"Bu yer beyaz şarabiyle meşhurdu. Bu yolda bu şarabı satan birçok dükkanlar vardır. Bu yer başka bir şey için de meşhurdur. Beethoven gibi bazı meşhur müzisyenler buraya şarap içmeye gelirlerdi. Bu müzisyenlerin resimlerini alıp onları arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz."
Ahmet birkaç kartpostal aldı ve onları Millerlere, baba ve annelerine ve Türkiyedeki arkadaşlarına gönderdi. Bu yere yakın çok büyük bir park vardı. Büyük ağaçlar ve çiçeklerle doluydu. Mühendis fotoğraf makinesiyle parkta çocukların fotoğraflarını çekti. Küçük göllerde yüzen ördekler vardı.
"Otobüse yetişmeliyiz." dedi. Böylece otobüs durağına geldiler ve şehre giden otobüse bindiler.
Öğleden sonra mühendis onları Viyana'nın meşhur lunaparkına götürdü. Çocuklar küçük otomobillerde çok eğlendiler.
Babalarının arkadaşı, "Şimdi sizi Avrupadaki en büyük dönme dolaba götüreceğim. O 65 metre yüksektedir. (65 metre yüksekliğindedir.)" dedi.
Dönme dolabın önünde büyük bir kuyruk vardı. Biletlerini aldılar ve dönme dolaba bindiler. Zeynep ortada bir oturacak yer seçti. Çark dönmeye başladığı zaman aşağıya baktılar. Bir uçak gibiydi. Yerdeki insanlar çok küçüktüler.
Zeynep, "Artık aşağıya bakamam." dedi. "İyi hissetmiyorum."
Ahmet, "Kızlar hep böyledir." dedi. "Gözlerini kapa, iyi olacaksın."
Zeynep gözlerini  kapadı ve etrafa bakmadı. Mühendis ve Ahmet Zeynep'e güldüler.
On dakika sonra dönme dolap durdu. İndiler.
Mühendis Zeynep'e, "İyi hissediyor musun?" diye sordu.
"Evet, iyi hissediyorum, teşekkür ederim. Fakat Ahmet, sararmışsın. Hasta mısın?"
Ahmet, "Şüphesiz hayır." diye cevap verdi. Fakat o kadar solgundu ki mühendis ve Zeynep onu bir sandalyeye taşıdılar. Zeynep kardeşinin yüzünü soğuk suyla yıkadı. Otele erken dönmek mecburiyetinde kaldılar.
Ertesi gün Hasan Beyin arkadaşı onları Südbahnhof'a götürdü. O Almanya'daki diğer istasyonlar  kadar büyük ve daha moderndi. Çocuklar ertesi gün için biletlerini aldılar. Babalarının arkadaşı otomobiliyle Viyana'dan ayrıldı ve İtalya'ya gitti.
Çocuklar Viyana'da bir gün daha kaldılar. Baba ve anneleri, ve Türkiye'deki arkadaşları için birkaç hediye aldılar.

< Geri Dön <





Bu site 1024x768 çözünürlük ve üzeri,
32 bit görüntü kalitesi ile
FF1, IE7 ve Google Chrome
tarayıcıları için optimize edilmiştir.
Alıntı olarak göstermek şartıyla
sitemizdeki tüm içeriği kullanabilirsiniz.




Etiketler: CSS|Wordpress|Joomla|HTML|JAVA|Tasarım|Photoshop|İngilizce|Google Adsense|Google Pagerank|Tekno Bilgi|Tekno Haber|Bilgi Paylaşımı|


Zulüm, başkasına ait olanları sahiplenmektir ve Allah zulmedenlerin yanında değildir!





=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=